5 Ağustos 2014 Salı

YAZ GÜNLERİ EN TATLI HAYALLER GİBİ GEÇTİ

Saat 04:21, dışarıda mis gibi bir yağmur, gök gürlüyor arada,kaç gündür nemden uyuşan bedenlere ne güzel geldi, hafifledim, başımdaki uyuşma geçti, ezan okunuyor ferah ferah, Yeditepe İstanbul izliyorum 35. bölüme başladım, müzikleri bu kadar kasvetli miydi ya da neden böyleydi bir oraya takıldım, hikaye nefis, hani insanlar dertli ama hep umutlu, müzik geriyor insanı.
Bu aralar denizde geçiyor vaktimiz, Göktuğ çok seviyor kumsalı, kumda oynuyor, yüzüyor, hamakta uyuyor, kek yiyor, armuta sardı bu ara falanlar felanlar :) Ben de onun sevinçlerini izleyip mutlu oluyorum. Başka insanların mutluluklarına sevinirim, mutlu etmeyi de severim mutluluğum olur, ama Göktuğ da başka, daha mı içten desem değil aslında sadece daha çoşkulu belki, belki daha masum, belki daha sevecen, anne olmak çok ilginç bi durum:)






kumsalda kahve ayrı keyifli:)






sonra denizde yorulan Göktuğ 3 saat kadar uyur, ben de açık havada kitap okurum, içim açılır...

















sonra bu güzel anne-kız bizi kahvaltıya çağırır, hava güzel, balkon güzel, kahvaltı nefis, çay leziz, sohbet hepsine bedel, şükürler olsun, böyle güzel insanlar var...

2 yorum:

  1. Etrafında böyle gözleri gülen iyi insanları olması çok kıymetli olsa gerek:)
    Bir de Göktuğ da gerçekten çok pozitif bir enerji var ben tüm fotolarından alıyorum, sana katılıyorum yani. Çocuk gibi çocuk :) Öperim ,sevgiler:)

    YanıtlaSil
  2. kıymetli ve sevgili, yoksa yaşamak tek başına çok kuru kalıyor:) mutlu musun diye soruyorum Göktuğa bazen "evet annecim mutluyum" diyor ve bunun ne demek olduğunu biliyor, inan bu da bana yetiyor, hayattan onun için beklentim mutlu olması, mutlu kalabilmesi, çok değerli...biz deseni çok öpüyoruz ablası seni:)

    YanıtlaSil