ÇOCUKLUK KAHRAMANIM / SORU 4

Çocukken ( ve sanırım şimdi de aynı ) kendime bir kahraman seçmekten çok, orada yaşamak, ortamlarında olmak istediğim yerler, kişiler vardı. Bunlardan ilki Şirinle Köyüydü. Yere tebeşirle çizdiğim mantar evlerde ben de şirin olurdum. Günlük rutin şirinlemeler, ormanda çilek toplama, şirin baba ile iksir yapma, Gargamelden kaçmak vs. İzlediğim filmler çok etkilerdi beni, kovboy filmlerinde atımın üzerinde dörtnala gittiğimi ya da Kızılderili olduğumu, müzikallerde, ayağımda o bağcıklı siyah ayakkabılar, tapa tapa ayağımı yere vurarak dans ettiğimi hayal ederdim. İzlediğim çizgi filmlerde, filmlerde okuduğum kitaplarda mutlaka kendime de bir karakter yaratırdım. Öyle şişkin egolu biri olduğum düşünülmesin, benimki sadece sevdiğim yerlerde olma isteğiydi. Kahraman seçmekten çok yoldaş olma isteği. Onun gibi olmak ya da yazmak diyeyim istediğim kişi ise lise yıllarında çıktı karşıma. İlk Dostoyevski okuduğumda abartmıyorum nefes almakta güçlük çektim, hala da her o...